Mirasçıların Murisin Borçlarından Sorumluluğu

Miras hukuku, bireyin ölümüyle birlikte malvarlığının kimlere ve nasıl intikal edeceğini düzenleyen hukuk dalıdır. Bu süreçte mirasçılar, mirasbırakanın hak ve borçlarını belirli hukuki ilkeler çerçevesinde devralırlar. Tereke, mirasbırakanın ölümüyle birlikte mirasçılara geçen aktif (hak ve mallar) ve pasif (borçlar) değerlerden oluşan bir bütündür. Türk Medeni Kanunu’nda kabul edilen külli halefiyet ilkesi ve kendiliğinden iktisap ilkesi, mirasçıların terekeye ait hak ve borçları doğrudan devralmalarını öngörmektedir (Dural ve ÖZ, 2019, s.5-8).

Ancak mirasçıların mirasbırakanın borçlarından nasıl ve ne ölçüde sorumlu olacakları, hukuk sistemlerinde farklı şekillerde ele alınmıştır. Bazı hukuk sistemlerinde mirasçılar sadece terekenin aktifleri ile sınırlı olarak borçlardan sorumlu tutulurken, bazı sistemlerde mirasçılar kişisel malvarlıklarıyla da yükümlü olabilirler. Türk hukuku, bu noktada müteselsil sorumluluk ve şahsi malvarlığı ile sorumluluk prensiplerini benimsemiştir (Ayalp, 2022, s.16).

Bu çalışmada, mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğu hukuki çerçevede ele alınacak, farklı sorumluluk sistemleri incelenecek ve Türk hukukundaki mevcut düzenlemeler detaylı bir şekilde açıklanacaktır.

1. MİRASIN İNTİKALİ VE KÜLLİ HALEFİYET İLKESİ

1.1. Mirasın İntikali

Türk Medeni Kanunu’nun 575. maddesine göre miras, mirasbırakanın ölümüyle birlikte yasal ve atanmış mirasçılara intikal eder. Bu intikal, mirasçıların herhangi bir irade beyanına gerek olmadan kendiliğinden gerçekleşir (Dural ve ÖZ, 2019, s.5).

Mirasın intikalinde iki temel ilke bulunmaktadır:

1. Külli Halefiyet İlkesi: Mirasçılar, mirasbırakanın tüm malvarlığı haklarını ve borçlarını tek bir bütün (kül) halinde devralır (Ayan, 2020, s.33).

2. Kendiliğinden İktisap İlkesi: Miras, mirasbırakanın ölümüyle birlikte kendiliğinden mirasçılara geçer; mirasçının mirası kabul ettiğine dair bir irade açıklaması aranmaz (Kocayusufpaşaoğlu, 1978, s.30).

Bu ilkeler gereği, mirasbırakanın borçları da doğrudan mirasçılara intikal eder. Ancak mirasçıların sorumluluklarının niteliği ve sınırları farklı hukuk sistemlerinde değişiklik göstermektedir.

2. MİRASÇILARIN TEREKE BORÇLARINDAN SORUMLULUĞU

2.1. Farklı Hukuk Sistemlerinde Mirasçının Sorumluluğu

Mirasçılar, tereke borçlarından farklı hukuk sistemlerinde çeşitli şekillerde sorumlu tutulmaktadır:

1. Tereke Mevcudu ile Sınırlı Sorumluluk Sistemi: Bu sistemde mirasçılar, yalnızca terekenin aktifleri (varlıkları) oranında borçlardan sorumludur. Eğer terekenin pasifleri (borçları) aktiflerinden fazlaysa, mirasçılar şahsi malvarlıklarıyla sorumlu tutulmazlar (Öztan, 2019, s.16).

2. Şahsi Malvarlığı ile Sınırsız Sorumluluk Sistemi: Bu sistemde mirasçılar, terekeye dâhil borçları kendi malvarlıklarıyla birlikte ödemekle yükümlüdür (Hatemi, 2018, s.15).

Türk hukukunda, Türk Medeni Kanunu’nun 599. ve 641. maddeleri gereğince mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen ve kişisel malvarlıklarıyla sorumlu tutulmaktadır (Ayalp, 2022, s.18).

2.2. Müteselsil Sorumluluk

Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesi gereği mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte terekedeki borçlardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk, alacaklıların borcun tamamı için herhangi bir mirasçıya başvurabilmesi anlamına gelir. Ancak, bir mirasçı borcun tamamını ödediğinde, diğer mirasçılara kendi miras payları oranında rücu hakkı doğar (Ayalp, 2022, s.70).

Miras paylaşılmadan önce ve sonra müteselsil sorumluluk farklı işlemektedir:

• Miras paylaşılmadan önce: Bütün mirasçılar, tereke borçlarından ortaklaşa sorumludur.

• Miras paylaşımından sonra: Borçların mirasçılar arasında bölüştürülmesi mümkündür, ancak bazı hallerde müteselsil sorumluluk devam edebilir.

3. MİRASÇILARIN SORUMLULUĞUNUN SINIRLANDIĞI HALLER

3.1. Mirasın Reddi

Mirasçılar, terekenin borçlarının fazla olması halinde Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesi uyarınca mirası reddedebilirler. Mirasın reddedilmesi halinde mirasçı, tereke borçlarından hiçbir şekilde sorumlu tutulmaz (İmre ve Erman, 2018, s.459).

3.2. Resmi Tasfiye Talebi

Mirasçılar, terekenin borçlarının ödenip ödenmeyeceği konusunda emin değillerse, resmi tasfiye talebinde bulunabilirler. Bu durumda, tereke borçları tasfiye edilir ve mirasçılar şahsi malvarlıklarıyla sorumlu tutulmaz (Serozan ve Engin, 2019, s.91).

3.3. Devletin Yasal Mirasçı Olması

Eğer mirasçı bulunmazsa ve miras devlete intikal ederse, devlet tereke borçlarından yalnızca tereke mevcudu ile sınırlı olarak sorumlu olur (Öztan, 2019, s.17).

SONUÇ

Miras hukukunda mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğu, külli halefiyet ve kendiliğinden iktisap ilkelerine dayanarak şekillenmektedir. Türk hukukunda mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından müteselsilen ve şahsi malvarlıklarıyla sorumlu tutulmaktadır. Ancak bu sorumluluğu sınırlayan mirasın reddi, resmi tasfiye talebi ve devletin mirasçı olması gibi hukuki yollar mevcuttur.

Mirasçıların hak ve yükümlülüklerini bilmesi, tereke borçlarına karşı bilinçli hareket etmelerini ve gereksiz mali yüklerden kaçınmalarını sağlayacaktır.

KAYNAKÇA

• AYALP, Ridade Tuba. Mirasçıların Tereke Borçlarından Sorumluluğu. Çankaya Üniversitesi, Özel Hukuk Yüksek Lisans Tezi, 2022.

• DURAL, Mustafa & ÖZ, Turgut. Türk Özel Hukuku: Miras Hukuku. Filiz Kitabevi, 2019.

• ÖZTAN, Bilge. Miras Hukuku. Yetkin Yayınları, 2019.

• HATEMİ, Hüseyin. Miras Hukuku. On İki Levha Yayıncılık, 2018.

© 2025 Kozanlıoğlu Hukuk.